Mikrodalga Kullanmanın Sonuçları !

Bildiğiniz gibi mikrodalga insanlar için son derece pratik bir elektronik eşyadır. Fakat bizler bu zaman tasarrufu elektronik eşyanın zararlarını bile bile kullanıyoruz. Mikrodalgada ısıttığımız yiyecekler bizim için sağlıksız ve zararlıdır. Özellikle bazı besinlerin ve mutfak gereçlerinin mikrodalgaya girmesi oldukça tehlikelidir. İşte mikrodalgaya girmemesi gerekenler:
Süt
Sütü mikrodalgada ısıtasırsanız proteinleri çözülür ve sağlık açısından hiç bir yararı kalmaz. Böylelikle sadece süt görünümlü yağ içmiş olursunuz.
Folyo
Yiyeceklerinizi aliminyum folyoya sarıp mikrodalgaya koyarsanız, birçok kıvılcım oluşup evinizde yangın çıkarabilirsiniz. Ayrıca yiyeceğiniz yiyeceklerin yapısını bozarak sağlığınızı kötü etkiler.
Plastik
Plastiğin günlük hayatta ister normal sıcaklık ister soğuk ortamda kullanılıyor olması bile oldukça tehlikelidir. Bir de mikrodalgaya girip ısınması sonucu yiyeceğimiz besine işlememiş olması imkansızdır. Bu nedenle mikrodalgaya girmemesi gerekir.
Dondurulmuş Et
Dondurulmuş etin çözülmesi biraz zaman alır. Bu sebeple bekleme zamanımız olmadığında eti bir an önce çözdrmek için çeşitli yöntemler uygularız. Bu yöntemlerden biriside mikrodalgaya koymak olablir. Fakat bu yöntemi asla uygulamamız gerekir. Çünkü eti mikrodalgada çözdürmeye çalışırsak sadece bakteri oluşmasını sağlamış oluruz.
Su
Suyu mikrodalgada ısıtırsanız ani ve aşırı ısınmasını sağlamış olursunuz. Bu durumda oldukça tehlikelidir. Çünkü su normalden çok daha fazla ısınır. Böylece ciddi yanıklara sebebiyet verebilirsiniz.
Yumurta
Yumurtanın mikrodalgaya girmesi oldukça tehlikelidir. Çünkü yumurta mikrodalga içerisinde patlayabilir.

Ağız Bakım Sularının Bilinmeyen 6 Yararı

evde-gargara-nasil-hazirlanir_646x340Ağız Bakım Sularının Bilinmeyen 6 Yararı

Gargarayı biz ağzımızı temizlemek, nefesimizi ferahlatmak ve ağzımızı mikrop ve bakterilerden korumak için kullanırız. Ama bilmediğimiz yararlarıda varmış. İçerisindeki alkol ve uçucu yağlar sayesinde temizlik, sağlık ve güzellik alanlarında da oldukça olumlu etkiler bırakır.
Temizleyici ve Deodorant
Birkaç dakika önce sarımsak veya soğan doğradınız ve kokuları elinize sindi. Hemen hemen her bayanın yemek yaparken kestikleri soğan ve sarımsak kokusunun eline sinmesidir. Ama o sinmiş kokudan kurtulmanın bir çaresi var. Elinize gargaradan sürün ve kurumasını bekleyin. Kuruduktan sonra elinizi sabunla yıkayın.
Piercing Tedavisi
Aksesuarlar sevilir ve vücudumuzda bu aksesuarların kalıcı olması için deldirerek acı çekmeyi bile göze alabiliriz. Fakat delinen bu bölge ilk zamanlar mikroplar için çok uygun bir hal alabilir. Bu nedenle enfeksiyonu önlemek amacıyla tuzlu su yapıp birkaç damla ile o bölgeyi ovabiliriz.
Kesik ve Çizik Tedavisi
Kesik ve çizik olan bölgede enfeksiyon oluşumunu önlemek amacıyla gargaradan sürüp bir bandaj yardımı ile sarın. Bu şekilde yaralarınızın kolay iyileşmesinide sağlamış olursunuz.
Kepek Önleme
Kepekler hem bayanların hem de erkeklerin oldukça şikayetçi oldukları bir deri sorunudur. Saç derisine bir çorba kaşığı gargara ile masaj yapıp ardından şampuan ile yıkayın. Bunu haftada 1 kez uygulayın. Bu şekilde kepeklerinizden arınabilirsiniz.
Tırnak Mantarıyla Mücadele
Eğer tırnak mantarından muzdaripseniz bir tatlı kaşığı gargara ve sirke ile karıştırın. Pamuk yardımı ile mantarın üzerine sürün. Bunu haftada 3-4 gün 2 kere uygulayın.
Yüz Temizleme
Gargarayı günlük tonik olarak uygulayıp ardından yıkayabilirsiniz.

Islak Çorapla Yatın, İyileşmiş Olarak Uyanın

MOJA

 

Islak Çorapla Yatın, İyileşmiş Olarak Uyanın
Soğuk algınlığı ve grip kış ve mevsim geçişlerinde son derece yaygın bir hastalıktır. Her insan grip olduğunda bir an önce iyileşmek için çareler arar. Bazılarımız ilaç kullanarak, bazılarımız ise bitkisel otlar kaynatarak iyileşmeyi bekler. Şaşıracağınız farklı bir diğer yöntemde çorabı ılık suyla ıslatıp, ıslak çorapla yatmaktır.
Islak çorap kan dolaşımınızı hızlandırır ve vücut ısınızın ideal derecede olmasını sağlar. Kan dolaşımının hızlanması soğuğa karşı direncinizi arttırır ve soğuk algınlığını hafifletir. Bu şekilde soğuk algınlığınızı önlemiş olursunuz.

10 GÜNDE GÖBEĞİNİZDEN KURTULUN !

Biz bayanların hatta erkeklerin vücutlarında en şikayetçi oldukları bölge çıkmış göbeklerdir. İşte şikayetçi olduğunuz göbeklerden 10 günde kurtulma yolları:
hinojo1 Rezene Tohumu
Rezene vücutta sıvı tutulumunu azaltır ve aynı zamanda metobolizmayı hızlandırır. Rezeneyi her yemekten sonra tüketirseniz kilo vermenize yardımcı olacaktır.
salmon2 Somon
Somon çok lezzetlidirve protein açısından zengindir aynı zamanda yağ oranı düşüktür. Somon tüketimi kandaki kolesterolü düzenler.
huevos3 Yumurta
Yumurta sizi uzun süre tok tutacak ve sık yemek yeme ihtiyacınızı giderecektir. Böylelikle devamlı yüksek kalorili yiyeceklerden uzak durup zayflayabilirsiniz.
aceite4 Zeytinyağı
Diğer sıvıyağlardan daha sağlıklıdır. Midenizi yormaz ve midenizde ait oluşumunu önler. Aynı zamana kabız olmayı engeller.
esparragos5 Kuşkonmaz
Kuşkonmazın lif oranı yüksektir ve idrar söktürücüdür. Salatalarınızla birlikte kullanabilirsiniz.
platanos6 Muz
Mideye tokluk hissi verir ve daha az yeme ihtiyacı duyarsınız.
por-que-tomar-agua-6-importantes-razones7 Su
Tabii ki de vücudumuz için olmazsa olmazlardan. Hücrelere besin taşır ve atıklardan arındırır. Besinlerin sindirilmesinde yardımı olur.

SARIMSAK BAL VE ELMA SİRKESİ KARIŞIMI ŞİFA KAYNAĞI…

sarimsak-bal-sirke-karisimi

Sarımsak, elma sirkesi ve balda birçok sağlıkk sorununa iyi gelecek doğal maddeler vardır. Bu üçünün bir araya gelmesi yüksek tansiyon, astım, ülser, soğuk algınlığı ve bulaşıcı hastalıkları gibi rahatsızlıkları önler.

Yapılan pek çok çalışma bu sarımsak, elma sirkesi ve baldan oluşan bu doğal üçlünün kanser hastalıkları üzerinde tedavi edici özelliğinin bulunduğunu göstermiştir.
Ayrıca bu karışımdan tüketilmesi bağışıklık sistemimizi güçlendirir ve kandaki kolesterolü düşürür.  Her sabah düzenli olarak tüketilmesi kan basıncını ve kolestrerolü düzenler.
Malzemeler
-1 çay bardağı elma sirkesi
-1 çay bardağı bal
-10 diş sarımsak
 Yapılışı
Sarımsak, elma sirkesi ve bal karıştırılır. Cam bir kavanoza konulup, 5 gün buzdolabında bekletilir. Sabahları aç olarak tüketilir.

Çocuğunuzu Kruptan Koruyun!

111161Krup Nedir ?

Genellikle küçük çocuklarda görülen, gırtlak ile çevresini tutan viral bir hastalıktır. İlkbahar ve kış aylarının başlarında daha sık görülmektedir. Krup çocukların ses tellerinde şişme meydana getirerek rahatsızlık vermektedir. Gırtlak kısmını saran bu virüsler, hastalığı soğuk algınlığına çeviren virüs tipleridir.

Çocuklar üzerinde ateşlenme, baş ağrısı, huzursuzluk ve burun akıntısı gibi rahatsızlıklar ile kendini göstermektedir. Eğer zamanında müdahale edilmez ise nefes borusu, gırtlak ve bronşlara ilerleyerek, bu bölgelerdeki salgılarda artış meydana getirir. Ağır geçirilen bu hastalık çocukta halk arasında hırlama olarak adlandırılan stridor denilen bir ses duyulur. Bu hastalığın en belirgin özelliği ise çocuğun havlama tarzında öksürmesi ve ses kısıklığıdır.

Bu hastalık çocuklar üzerinde genel olarak yatarken yoğunlaşmaktadır. Çocukluk döneminde bu hastalık kendi haline bırakılıp müdahale edilmez ise 5-6 gün içerisinde kendiliğinden iyileşme gösterir. Fakat öksürme rahatsızlığı durmaksızın devam edebilir.

Krup hastaları genelde ayakta tedavi görmektedir. Bu hastalığa ağır yakalanan kişilerin yaklaşık %10’a yakını hastanede hekim kontrolü altında yatış göstermektedir.

Krup Hastalığı Bulaşır Mı?

Krup hastalığı çok kolay bir şekilde başkalarına geçebilir. Bu hastalığı yaşayan kişinin taşıdığı virüsler ufak bir öksürmesi veya hapşurması gibi ağız yoluyla çıkan suların, bulunduğu ortamdaki diğer insanlara geçmesi çok kolaydır.

Krup hastalığı tekrar eden bir rahatsızlıktır. Fakat sık sık tekrarlıyorsa ise alerjik sorunlar meydana gelmiş demektir. 5 yaşını tamamlayan çocuklarda bu hastalık çok az görülmektedir.

Kruptan Korunma

Krup hastalığının bulaşıcı bir özelliği olmasından dolayı, çocuklar (özellikle 5 yaşından küçükler) soğuk algınlığı gibi ya da öksürük gibi bir rahatsızlığı olan kişiler ile aynı ortamda bulundurulmaması gerekir. Aksi takdirde çocuğun hastalığı kapması büyük bir olasılıkla vardır.

Çocukları bu hastalıktan korumak için, ellerini sık sık yıkamak gerekmektedir. Hastalık ilerlemeden hekime başvurarak tedavisine erken başlanmalıdır. Özellikle çocuklar sigara dumanına maruz bırakılmamalıdır.

SOĞANI SÜTLE KARIŞTIRIP İÇİN. ETKİLERİNE İNANAMAYACAKSINIZ!

sogan

Doğadan gelipte bizlere faydası olmayan şey var mı ? Tabii ki de her derdin bir devası vardır fakat birçok derdin devası da soğanda mevcuttur. Bazı insanlar soğanı sevmez bazıları sever ama vücuduna nasıl bir yatırım yaptığının farkında olmaz. Gelin soğanın faydalarını ve vücudumuza yaptığı inanılmaz etkilerini öğrenelim.

Soğan suyunu balla karıştırdığımızda boğazımızdaki iltihapları temizler, öksürük, boğaz ağrısını keser ve sesimizin güzelleşmesini sağlar.

Soğan suyu kalbimizi güçlendirir, taşıdığı esterler kanın pıhtılaşmasını önler, kan yapımını yardımcı olur ve kan basıncını düşürür.

Safra kesesi salgısını arttırır ve taş oluşumunu önler. Soğanın düzenli olarak kullanımı kanser üzerinde olumlu etkiler gösterir. Aynı şekilde soğanın düzenli olarak kullanılması kolesterolü ve kan şekerini düşürür.

Soğanın aynı zamanda Kalp ve kanser hastalıkları yanında bunama hastalığı olan Alzheimer’a da iyi geldiği söyleniyor.

Soğanın içerisinde bronşit,soğuk algınlığı, astım ve saman nezlesine iyi geldiği söylenen flavanoidler bulunur.

Soğan suyunu elma sirkesi ile karıştırıp yüzümüze günde 2 defa tonik olarak kullandığımızda cildimizdeki renk farklılığına iyi gelmektedir.

Yeni kesilmiş soğanı arının soktuğu yere sürdüğünüzde ağrıyı alır ve şişmesini önler aynı zamanda kesik ve yanıklara sürüldüğünde yaraların mikrop almasını engeller.

Ayak bacak karın göğüs ve ellerdeki şişmelere karşı günde üç defa yemeklerden önce birer çorba kaşığı soğan suyu içilir.

Burun kanamalarını durdurmak amacıyla soğan yumrusu ikiye kesilir yarısı burnun önüne bağlanır.

Çıbanları olgunlaştırmak için soğan yumrusunu oluşturan yapraklar haşlanarak çıban üzene konur.
İdrar yolları ağrılarında taze kesilmiş ve ısıtılmış soğan sıcak sıcak ağrıyan yerin üzerine konur ve bu işlem birkaç kez tekrarlanır.

Dizanteri veya bağırsak iltihaplarına karşı çiğ yumurta sarısı taze tereyağı iyice ezilmiş kimyon tohumu ve fazla miktarda soğan suyu karıştırılıp günde üç defa birer çorba kaşığı yenir.

Karın sancılarına ve mide kanamalarına karşı çok ince doğranmış soğan süt içerisinde kaynatılarak içilir.

Nasırları yok etmek için sirke içerisinde kaynatılan mor soğan nasır üzerine konarak bağlanır ve bu işlem birkaç kez tekrarlanır.

 

boooSoğan Kürü
Soğan evlerimizde yemeklerimizde kullandığımız sebze olmanın dışında, içeriğinde bulunan B, A ve C vitamini, iyot, silis, fosfor, kükürt gibi maddeler, antibiyotik görevi yapan içerikler ve hazmı kolaylaştıran fermentlere sahip olan şifalı bir sebzedir. Evlerinizde taze olarak hazırlayabileceğiniz kür, 15 gün boyunca düzenli olarak kullanıldığında hastalığınıza çare olabilir.

Kür şeklinde soğanın faydaları
-Kadınlarda meydana gelen çikolata kisti (endometriosis) ve miyom oluşumlarına karşı tedavi edicidir.
-Kadınların yaşadığı adet düzensizliğini ortadan kaldırmaya oldukça etkilidir.
-Polikistik over sendromu tedavisinde faydalıdır.
-Menopoz şikayetlerini azaltmak için içilmelidir.
-Kıl dönmelerinde fayda sağlayacaktır.
-Vajinal akıntılarda kullanılmalıdır.
-Hamile kalmak isteyenlerin, sorunlarına çare olacaktır.
-İçeriğindeki sulfosid nedeniyle antibiyotik özelliğine sahiptir.
-Ciltte çıkan iltihaplı sivilce ve aknelerde tedavi edicidir.
-Dolaşım sistemini düzenler.
-Bağışıklık sistemini güçlendirici etkileri bulunmaktadır.
-Stres giderici ve balgam söktürücü etkileri vardır.
-Vücutta meydana gelen yağlanmayı azaltacağından, zayıflamaya yardımcı olur.
-Prostatta oluşan iltihapları azaltıcı etkileri nedeniyle, ağrıların azalmasına yardımcıdır.
-Sinüzit rahatsızlığının ilerlemesini önler.
-Çiğ soğan tüketimi, yemek sonrasında kandaki total gliserit oranını düşürür.

Soğan Kürünün Hazırlanışı
Kürümüzü hazırlamak için ihtiyacımız olan malzemeler bir adet açık kahverengi kabuklu kuru soğan ve iki bardak klorsuz sudur.
Soğanı kabukları kırmızı, mor ya da beyaz kabuklu olandan seçmemelisiniz. Bunlar yapılacak kürde etkili olmamaktadır.
Sizin kullanacağınız yemeklerde kullanılan kuru soğandır.
Soğanı kök ve kabuğuyla birlikte kullanacağımızdan, yıkayıp sirkeli suyun içinde bir süre bekletmelisiniz. Bu şekilde dezenfekte olmasını sağlarsınız.
Suyu bir tencerenin içine koyarak, ocağın üzerinde kaynamaya bırakın. Kaynadıktan sonra kuru soğanı dört parçaya bölerek içine atın.
Bu şekilde yaklaşık olarak beş dakika kadar kaynatmanız, kürü hazır hale getirecektir. Kullanıma hazır olması için biraz ılınmasını beklemelisiniz.

Soğan Kürü Nasıl Uygulanır?
-Soğan suyu ile hazırlanmış olan kür, sağlık sorunlarına fayda sağlaması açısından en az altı ayda bir defa 15 gün süreyle uygulanmalıdır. Bu süreyi aşmamaya dikkat edilmelidir.
-Hazırlanmış olan kürü ılık olarak tüketmelisiniz.
-Daima içeceğiniz kür taze olarak hazırlanmalıdır.
-Öğle ve akşam yemeklerinden on dakika önce bir bardak içmelisiniz.
-Kürü hazırlamak için mutlaka açık kahverengi kabuklu beyaz soğan kullanılmalıdır.
-Kullanılacak soğanların dış kabuğu kuru ve taze olması gerekir. Çimlenmiş ve köklenmiş olanlar bayattır.

Soğan Suyunun Yan Etkileri
Soğan doğal olarak fruktoz içerir. Bazı kişilerde mide fruktoz sindirimi sırasında zorlandığı için soğan gaza neden olabilir ve bu gaz vücuttan atılamadığında mide ağrılarına yol açabilir. Bunun yanı sıra reflü hastaları soğan suyu içerken veya çiğ soğan yerken dikkatli olmalıdır çünkü soğan reflü belirtilerini şiddetlendirebilir.
Soğanın kan şekerini düşüren etkisi, kan şekeri düzeyini kontrol altında tutmak için düzenli olarak ilaç kullanan diyabet hastalarında ilaçların etkisini istenmeyen boyutlarda arttırabilir.
Diyabet için ilaç kullanıyorsanız düzenli olarak soğan suyu içmeye başlamadan önce doktorunuza danışın.
Özellikle yeşil soğanda bol miktarda bulunan K vitamini uzun süre günlük ihtiyaçtan fazla miktarda alındığında bazı kan inceltici ilaçlarla etkileşime geçebilir.
Kan inceltici ilaç kullanıyorsanız soğan tüketimi konusunda doktorunuza danışın.

BU BASİT VE LEZZETLİ TARİF TAM BİR MUCİZE !

bbcANEMİ ! KALP ! KOLESTEROL!
BU BASİT VE LEZZETLİ TARİF TAM BİR MUCİZE !

Herkes bal, ceviz ve badem yemenin faydalarını bilir fakat bu üçü bir araya geldiğindeki vücuda etkilerini bilmez.
Bal, badem ve ceviz vücudumuz için mucizvi bir üçlüdür. Yardımcı mineraller, vitaminler, eser elementler ve temel protein açısından son derece zengin bir tatlıdır.
Bal, Badem, Ceviz ile Yorgunluk ve Anemi ile Mücadele
Badem 100 gr başına 1.15 mg bakır içerir. Anemi ve yorgunlukla başa çıkmak için her gün 5 veya 7 badem yemenizi öneririz.
Bal magnezyum, demir ve bakır açısından zengindir. Tüm bu öğeler kırmızı kan hücrelerini arttırır.
Ceviz, zayıflık ve baş ağrısının iyileşmesinde yardımcıdır.
Bu nedenle bu üç altın değerindeki besinin bir arada yenmesi vücudumuzda inanılmaz etkilere yol açıyor.
Yüksek Kolesterol İçin Bal, Ceviz ve Badem Yiyin.
Bal bugüne kadar her hastalığın devası olmuştur.
Besin maddelerince zengin bir diyet uygulamak, birçok hastalığı engeller. Bu şekilde kolesterol, yüksek tansiyon ve şeker hastalığını önlemiş ve hayatımızdan çıkartmış oluruz.
Bal, Badem, Ceviz Sayesinde Enerjinizi Koruyun.
Kalp günlük olarak enerji alması gereken organdır. Ancak çoğu zaman yüksek şekerli tatlılar ve içecekler vücudumuz için boş enerjidir. Yüksek şekerli gıdalar kan şekerini birden çıkararak ani şeker yükselmesine ve kandaki kolesterolün artmasına sebep olur. Yüksek şekerli gıdalar ani kan şekeri çıkmasına sebep olduğu gibi ani kan şekeri düşüşüne de sebep olmaktadır. Ani kan şekeri düşmesi yemek yeme ihtiyacını doğurmaktadır. Bu da bizim vücudumuzun için oldukça zararlıdır.
Badem, Ceviz ve Balı Nasıl Yemeli ?
Bu üç malzemeyi karıştırıp kavanozda muhafaza edebilir ve günlük olarak sabahları yiyebilirsiniz.

Mandalina Diyeti İle 3 Günde 5 Kilo

Mandalina yüksek miktarda c vitamini kaynağı olmasının yanı sıra aynı zamanda D vitamini ve damarlara esneklik sağlayan K vitamini içerir. Küçük yaşta ki çocuklardan büyüklere kadar herkesin ihtiyacı olan bir meyve olan mandalina sabahları tüketildiğinde ise tüm gün enerji vererek sindirim sisteminizi muazzam bir şekilde çalışmasını sağlayacaktır. 

Peki mandalina diyeti nasıl uygulanır. İşte o liste:

Mandalina Diyeti 1. Gün

Sabah: 1 kaşığı fındık ezmesi ya da reçel, 1 dilim kepek ekmeği, 1 fincan sade kahve, 1 adet mandalina

Öğle: 1 dilim kepek ekmeği, 1 fincan sade Türk kahvesi, 80 gram ton balığı

Akşam: 1 su bardağı yeşil fasulye, 1 adet yeşil elma, 1su bardağı rendelenmiş havuç, 85 gram yağsız hindi eti
Gece: 1 top vanilyalı dondurma

Mandalina Diyeti 2. Gün

Sabah: 1 adet mandalina, 1 fincan sade çay, 1 dilim kepek ekmeği, 1 adet haşlanmış yumurta
Öğle: Yarım muz, 8 adet tuzlu kraker, 1 bardak süzme peynir
Akşam: Yarım su bardağı havuç, yarım muz, 1 bardak brokoli, hindi etli sandviç
Gece: 1 top vanilyalı dondurma

Mandalina Diyeti 3. Gün

Sabah: 1 dilim süzme peynir, 1 adet mandalina, 5 adet tuzlu kraker, 1 fincan Türk kahvesi

Öğle: 1 adet haşlanmış yumurta, 1 fincan Türk kahvesi, 1 dilim kepek ekmeği

Akşam: 1 su bardağı ton balığı, 1 dilim karpuz, 1 su bardağı rendelenmiş havuç, 1 su bardağı haşlanmış karnabahar

Susuz Kaldığında Vücudumuz İflas Ediyor

Bol miktarda su tüketen birisi olarak son günlerde 2 çok sevdiğim insana malesef doktorlardan ana sebebi su eksiliği olarak belirttiği bir çok rahatsızlığın aynı anda nüks etmesi sonucu kaybettim. Ve araştırma yaparken bu bilgilere ulaştım.

Bol miktarda su tüketen biri olarak hastalıkları çok çabuk atlatmanın sebebinin de aynı olduğu düşüncesindeyim. Özellikle önümüz yaz ayında çok fazla terleme sonucu su kaybında bulunacağız bu sebepten aşağıdaki su içemezsek vücudumuzun neden olacağını düşünerek BOL MİKTARDA SU TÜKETMELİSİNİZ.

SU İÇMEZSEK NE OLUR?

* Vücut su kıtlığı çektiğinde kandaki suyu kullanırsa,
YÜKSEK TANSİYON hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde omurlardaki suyu kullanırsa,
BEL VE BOYUN FITIĞI hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde kemiklerdeki suyu kullanırsa,
gut – atrit gibi romatizmal hastalıklara yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde akciğerdeki suyu kullanırsa,
ASTIM hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde pankreastaki suyu kullanırsa,
ŞEKER hastalığına yakalanırız.
* Vücut su kıtlığı çektiğinde midedeki suyu kullanırsa,
ÜLSER hastalığına yakalanırız.
* Bağırsaklarda su eksilirse, kabızlık meydana gelir ve
KOLON kanseri olma tehlikesi yaşarız.
* Hücrenin su eksikliği çok artarsa, beynimiz hücreye oksijen göndermeyi keser. Oksijen kesilmesi sonucunda da hücre KANSERLEŞME sürecine girer !!!…
Hasta olmamak için vücudumuzu susuz bırakmamalıyız.
Alkali – Canlı su içmeliyiz. Alkali ve canlı olmayan sular ne kadar çok içilse de vücut yine susuz kalmaktadır !!!…
Çağımızın en büyük problemi ; içilen ölü sulardır !!!
Alkali su, normal içme sularına oranla yüksek antioksidan etkilidir.

ALKALİ SUYUN FAYDALARI VE NASIL YAPILIR

Yüzünüzü alkali suyla yıkayanlarda, akne, sivilce ve lekelerin iyileşmesi kolaylaşır. Alkali suyun cam şişede muhafaza edilmesi gerekmektedir.

Ahmet Maranki evde alkali su tarifi:

Alkali su elde etmek için 2 litre suyun içine 1 yemek kaşığı kadar karbonat koyduktan sonra karbonat eriyene kadar iyice karıştırın. Gün boyunca hazırlamış olduğunuz bu alkali suyu için.

Bir bardak suya 1 tatlı kaşığı veya 1 yemek kaşığı doğal elma sirkesi koyarak da alkali su hazırlayabilirsiniz. Suyun oda sıcaklığında olması gerekir.

Bir bardak ılık suya yarım limon suyu katarak da suyun alkali özellikte olması sağlanabilir. Suya biraz limon kabuğu rendelemek suyun kalitesini arttırır. Antioksidan bakımından limonun kabuğu yararlıdır. Soğuk ya da sıcak içeceklerinizde bile bu suyu kullanabilirsiniz.

Bu bilgileri paylaşarak arkadaşlarınızın da bilgilenmesini sağlayabilirsiniz. 

susuz susuzlk-hasta

 

Hızlı Saç Uzatma Yöntemleri

Saç ayda 0.5 ile 2.5 santim arası uzarmış efendim. Yetersiz beslenmenin sebep olduğu vitamin eksiklikleri, sık sık saç boyatmak, saç kurutma makinesini düzenli olarak kullanmak saçların yıpranmasına ve sağlıklı uzamamasına neden olur. Doğru yapılan bir saç bakımıyla saçlarımız kırılmadan uzayabilir.

wpid-picsart_1394021424137

Neredeyse hepimizin saçıyla ilgili sorunları var tabi . Kimimizin çabuk yağlanır,kimimiz kepekten kurtulamayız. Birdeee saçın çabuk uzamamasını sorun ederiz. Bazen aklımıza eser kısacık kestiririz sonra pişman olur doğal uzama zamanını beklemek istemeyiz bazen de saç uçlarımız çabuk kırıldığı için saçımızın uzaması problemli olur. Gidip kaynak yaptırmak yerine sizler için daha doğal yöntemleri araştırdım . En iyisi doğal olanı tercih etmek kanımca :)

74fd6d5e3c865134c5afb64fd3027c12

Saçlarımızı yıkarken sıcak su yerine ılık su tercih etmeli , yıkarken de aynı zamanda saç derisine masaj yapmalıyız. Böylelikle kan dolasımını sağlamış oluruz. Masaj için doğal yağları da kullanabiliriz. Örneğin saç derinize masaj yapmak için 1 çay kaşığı lavanta yağını 2 yemek kaşığı zeytinyağı ile karıştırabilirsiniz. Böylelikle saçlar nemlenir ve kırılma en aza iner.

saclari-soguk-suyla-yikamak

Beslenme de bu konuda çok önemlidir. Protein ağırlıklı beslenerek hem saçlarımızın hem de tırnaklarımızın uzamasına yardımcı olabiliriz. Bunun için et,süt,yumurta gibi gıdaları tüketmeliyiz. Günde en az 8 bardak su içmeliyiz. Bu vücudumuza sağlık getirecektir.

su-icmek(3)

Gelelim kullandığımız saç düzleştirici ve maşalara…Evet kimimizin saçı şekle girmiyor o yüzden bunları kullanmak zorunda kalıyoruz ve birde jöle gibi kimyasalları. İşte bunların hepsi saçımız için aslında hiç de iyi değil. Saçlarımız hem kırılıyor yanıyor hem de incelip dökülüyor bu uygulamalar yüzünden. Kırılan saç uçları da kestirilmediğinde saçın uzamasına engel oluyor.

sac-kiriklari

Başta da dediğimiz gibi saç uzatmak için doğal yöntemleri tercih etmeliyiz bunun için sizlere bazı maske önerileri ve doğal yağların listesini vereceğim.

Maskeler :

Sarımsak Maskesi : 4 baş sarımsağı bir kavanoza koyup üzerine çıkacak kadar zeytinyağı döküyorsunuz. Ağzını kapatıp 15-20 gün bekletiyorsunuz. Ardından içindeki sarımsakları alıp yağı saç diplerinize haftada bir kez masaj yaparak uyguluyorsunuz. 2 saat bekletip kokusu çıkana kadar saçlarınızı yıkıyorsunuz. Tabi bu yöntemi sarımsağın kokusuna dayanabilirim derseniz deneyin :)

sarimsak-saca-nasil-uygulanir1

Havuç Maskesi : 2 adet orta boy havucu rendeliyorsunuz. 3 bardak kaynamış suya havuçları ilave edip yarım saat daha kaynatıyorsunuz. Posasını ayırıp yumurta sarısı ile çırpıyorsunuz. Saça uygulayıp bir saat kadar bekletip ılık suyla yıkıyorsunuz. Yine haftada bir uygulamanız yeterli olacaktır.

images

Sinameki Maskesi : Bu maskeyi çok duydum etraftan gerçekten işe yarıyor demek ki. Gelelim yapılışına 1 tutam sinemakiyi bir çay bardağı suda kaynatıyorsunuz.  Süzdükten sonra biraz soğuyunca içine 1 tatlı kaşığı badem yağı ve 1 bemiks ampül koyup karıştırıyorsunuz. Saç diplerinize masaj yaparak uyguluyor ve yarım saat bekledikten sonra yıkıyorsunuz. Haftada bir uyguluyorsunuz.

images (1)

Turplu su :  1 adet turbu rendeleyip 3-4 bardak suyun içinde yarım saat kaynatıyorsunuz. Posasını ayırıp, ılıdıktan  sonra bir yumurta sarısıyla karıştırıyorsunuz. Saçınıza masaj yaparak uygulayıp 1-2 saat saçınızda bekletip yıkıyorsunuz.
Doğal yağlar :
Yılan Yağı : Haftada bir uygulanabilir. Saçları güçlendirmesinin yanı sıra dökülen saçları da çıkardığı söyleniyor.
Çam Terebentin Yağı : 200 ml şampuanın içine 20-25 damla bu yağdan damlatabilirsiniz.
Bebek Yağı :  Bildiğimiz bebek yağını saç diplerine masaj yaparak uyguladığımızda saçların uzamasını sağlıyormuş.
Aynı zamanda kırık saç uçlarına da uygulanabilirmiş.
Badem Yağı : Bu yağı çok duymuşsunuzdur. Aktara gidildiğinde de ilk bahsedilen yağlardan. Aynı zamanda kaş ve
kirpiklerinize de uygulayabiliyormuşsunuz.
Bunlar dışında çok öneriler  var fakat en iyisi saçlarımıza özen göstermek. Gereksiz uygulamalardan kaçınmak. Sağlığımıza dikkat edip stresden uzak durmak. En güzel saçlar sizin olsun :)
Aman yazı bitmeden bunu da yazayım saç örmekte uzatıyormuş ilginç geldi bana hiç duymamıştım.

Evde Çıtır Patates Tarifi

Hepimiz sağlıksız olduğunu bilsek dahi kızarmalara bayılırız. Özelliklede bu çıtır çıtır patates kızartması ise. Bunu çoğu kez evde denemiş ve aynı çıtırlığı yakalayamamış olabilirsiniz. Bunun nedenin içerisindeki nişasta olduğunu yeni öğrendim ve sizlerle paylaşmak istedim şimdi gelelim Çıtır Patates Kızartması Tarifine:

Öncelikle patateslerimizi ucun çubuk halinde doğruyoruz.

Püf noktasına geliyoruz. Patateslerimizi en az 2-3 saat kalacak şekilde (Nişastasını salana kadar) soğuk suyun içerisinde bekletiyoruz.

Suyun içinden çıkarttığımız patatesleri haavlu yardımıyla kurulayarak kızgın yağında içerisine atıp tuzunu üzerne döküyoruz. Ve kahverengi olmadan önce çıkarıyoruz.

Herkese Afiyet Olsun. Sevgilerimlee HATUNZADE…

evde-citir-patates-tarifi

Soğuk Algınlığına Karşı Ballı tarçın Mucizesi

balli-tarcin-soguk-alginligiAkşamları kış aylarında kızıma ballı tarçınlı süt yapıyordum fakat süt sıcak olduğu için etkisini kaybettiğini öğrendim. Ama ona rağmen bir çok kez şurup ve ilaçların geçiremediği rahatsızlıkları o geçirdi. Fakat burada önemli olan tarçını demlemek imiş.

ve doğru olarak şöyle yapılması gerekiyor. öncelikle kaynamış suya dilediğiniz kadar tarçını koyuyoruz doğuya yakın ılık şeklindeyken bal katıyoruz. burada bal miktarıda size kalmış ama balın katı olması etkisini arttırıyor diyabet hastaları veya bal alerjisi olanlar ayarlayabilirler kendilerine göre bunu özellikle gece yatmadan önce içerseniz sabah daha dinç ve zinde kalkarsınız. tarafımdan denenmiştir. altta ballı tarçının iyi geldiği hastalıkları yazdım netten alıntıdır. inşallah hepinize şifa olur rabbimin izniyle.

Bal ve Tarçınla İlgili Gerçekler: Bal ve tarçın karışımının pek çok hastalığı iyileştirdiği biliniyor. Bir yan etkisinin olmaması da cabası. Şekerli olmasına rağmen doğru miktarda alındığında diyabet hastalarına dahi zarar vermiyor. Batılı bilim insanlarının araştırmalarına göre:

Kalp Hastalıkları: Bal ile toz tarçını karıştırın ve kahvaltıda kızarmış ekmekle yiyin. Kolesterolü düşürür ve muhtemelen kalp krizini önler. Tarçınlı balın düzenli olarak tüketilmesi kalp vuruşlarını güçlendirir. Yaşlandıkça atar damarlar ve toplar damarlar esnekliklerini kaybediyor ve tıkanıyor. Tarçınlı bal ise damarları yeniden canlandırıyor.

Arterit: Arterit hastalar bir fincan sıcak suya iki yemek kaşığı bal ve bir çay kaçığı toz tarçın koyarak faydalı bir içecek hazırlayabilirler. Günlük olarak içilirse kronik arterit hastaları dahi iyileşebilir. Kopenhag Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada 200 hastalarını kahvaltıdan önce bir kaşık bala yarım çay kaşığı tarçın ile tedavi eden doktorlar 73 hastanın tümüyle ağrıdan kurtulduğunu, bir ay içerisinde ağrı yüzünden hareket edemeyen hastaların hemen hepsinin ağrı çekmeksizin yürümeye başladığını gördü.

İdrar Yolu Enfeksiyonu: İki yemek kaşığı toz tarçın ile bir yemek kaşığı balı ılık suya ekleyerek için. İdrar yolundaki mikropları öldürür. Kim bilebilirdi ki?

Kolesterol: İki yemek kaşığı bal ve üç yemek kaşığı toz tarçın 450 gram çay kolesterol hastasına verildiğinde iki saat içerisinde kandaki kolesterol oranının %10 azaldığı görüldü. Günde üç kez alındığında kronik kolesterol dahi tedavi edilebiliyor. Günlük olarak yenen bal ise kolesterol şikayetlerini azaltıyor.

Soğuk Algınlığı: Sık ya da ağır soğuk algınlığı şikayeti olanlar bir kaşık ılık bal ¼ kaşık toz tarçınla üç gün boyunca birer kez alabilir. Bu tedavi çoğu kronik öksürüğü ve soğuk algınlığını tedavi edebilir, sinüsleri temizleyebilir.

Boğaz Tahrişi: Tarçınlı balın boğaz ağrısını iyileştirdiği ve boğaz ülserini kökünden kazıdığı söyleniyor.

Gaz: Hindistan ve Japonya’da yapılan araştırmalar tarçınlı balın midede oluşan gazları önlediğini gösteriyor.

Bağışıklık Sistemi: Tarçınlı balın günlük tüketimi bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve vücudu bakteri ile virüs saldırılarından koruyor. Balın düzenli tüketimi akyuvarları güçlendirerek bakteriyel ve virütik hastalıklara karşı direnci artırıyor.

Sindirim Güçlüğü: İki yemek kaşığı bala serpilen toz tarçının yemek yemeden önce alınması asitliliği önlüyor ve en ağır yemekler dahi sindirilebiliyor.

Grip: İspanyol bir bilim insanı balda ki doğal bir bileşenin grip mikrobunu öldürdüğünü ve hastayı gripten kurtardığını kanıtladı.

Uzun Ömür: Bal ve toz tarçın ile hazırlanan çay düzenli olarak içildiğinde ileri yaşın etkilerini azaltıyor. Çay yapmak için dört yemek kaşığı bal, bir çay kaşığı tarçın ve üç fincan kaynamış su kullanın. Günde 3-4 kez 1/4 fincan için. Cildi taze ve yumuşak tutar ve yaşlanmayı önler.

Boğaz Ağrısı: Boğaz ağrıdığında ya da gıdıklandığında bir kaşık bal yiyin. Boğazınızdaki rahatsızlık geçene dek 3 saatte bir tekrarlayın.

Sivilceler: Üç yemek kaşığı bal ve bir çay kaşığı toz tarçını karıştırın. Yatmadan önce sivilcelerinizin üzerine sürün ve ertesi gün ılık suyla yıkayın. İki hafta her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden söker.

Cilt Enfeksiyonları: Bal ve toz tarçını etkilenen bölgelere eşit miktarda uygulamak egzama, mantar ve her türlü cilt enfeksiyonunu iyileştirir.

Kilo Verme: Her gün sabahları kahvaltıdan yarım saat önce, boş mideye ve geceleri yatmadan önce bir bardak kaynamış suyun içine bal ve toz tarçın koyup için. Düzenli olarak alındığında obezite sorunu yaşayanlarda bile kilo kaybı sağlıyor.

Kanser: Japonya ve Avustralya’da yapılan araştırmalar mide ve kemik kanserinin başarıyla tedavi edilebildiğini gösterdi. Bu kanser çeşitlerinden muzdarip hastalar günde bir yemek kaşığı bal ve bir çay kaşığı tarçını üç parçaya bölerek bir ay boyunca almalı.

Yorgunluk: Yakın zamanda yapılan araştırmalar gösteriyor ki baldaki şeker vücudun güç kazanmasına yardımcı oluyor. Bal ve toz tarçın tüketen yaşlılar daha zinde ve esnek olduklarını ifade ediyor. Her gün diş fırçaladıktan sonra ve öğleden sonra 15.00’te alındığında bir haftada vücut direnci artıyor.

Kötü nefes: Güney Amerikalılar sabahları bir çay kaşığı bal ve tarçın konmuş suyla gargara yapıyor böylece nefesleri gün boyu güzel kokuyor.

İşitme kaybı: Günlük olarak sabah ve akşamları bal-tarçın ikilisini almak duyma kaybını giderebiliyor.